Karayoluyla eşya taşımacılığı, modern ekonominin temel dinamiklerinden birini oluşturmaktadır. Bu sürecin verimliliği, sadece taşımanın hızlı yapılmasına değil, aynı zamanda yükleme ve boşaltma operasyonlarının da zamanında tamamlanmasına bağlıdır. Ancak uygulamada, taşıyıcının yükleme veya boşaltma yerinde makul süreyi aşan beklemeler yapması sıkça karşılaşılan bir durumdur. Taşıyıcının temel kazanç aracının, yani taşıma aracının, planlanandan uzun süre bir yerde bağlı kalması, taşıyıcı aleyhine öngörülmeyen ek maliyetler yaratmakta ve aracını yeni bir taşımada değerlendirme imkânını ortadan kaldırmaktadır.