Kira hukukuna ilişkin yargılama sürecinde, davanın taraflarının doğru şekilde belirlenmesi (husumet ehliyeti), hem usul ekonomisinin sağlanması hem de uyuşmazlığın esasına girilebilmesi bakımından zorunlu bir ön koşuldur. Ne var ki uygulamada, özellikle kira sözleşmesinin tarafları ile taşınmazın mülkiyet yapısı arasındaki farklılıklar, aktif ve pasif husumetin tayininde önemli ölçüde belirsizlikler yaratmaktadır.