Bu çalışma, dijitalleşen sözleşme pratiğinde irade bozukluğu hallerinin (yanılma, aldatma, korkutma) nasıl yeni görünümler kazandığını ve bunun sözleşme özgürlüğü ilkesi üzerindeki etkilerini Türk borçlar hukuku bakımından incelemektedir. Çevrim içi sözleşme kurulumunda algoritmik yönlendirme, arayüz tasarımı, “dark pattern” uygulamaları, kişiselleştirilmiş manipülasyon ve veri temelli ikna teknikleri, klasik irade sakatlığı teorisinin dayandığı varsayımları önemli ölçüde zorlamaktadır.