Türk dünyası, tarihsel olarak ortak kültür ve hukuk anlayışına sahip olmakla birlikte, 20. yüzyılda farklı hukuk sistemlerine yönelmiştir. Günümüzde ise Türk Devletleri Teşkilatı gibi yapılar sayesinde hukuki entegrasyon çabaları artmış; dijitalleşme ve reformlarla bu süreç daha da hız kazanmıştır. Tarihte töre hukuku, İslam hukuku ve Batı kaynaklı hukuk sistemleri, Türk toplumlarının hukuk anlayışını şekillendiren temel unsurlar olmuştur. Sovyet sonrası dönemde bağımsızlığını kazanan Türk Cumhuriyetleri, anayasal düzenlemeler, insan hakları ve yargı bağımsızlığı alanlarında çeşitli reformlar gerçekleştirmiştir. Türkiye ise laik ve kıta Avrupası hukukuna dayalı bir sistem geliştirmiştir. Bu çeşitlilik entegrasyon sürecinde zorluklar yaratmakla birlikte, ortak hukuki bağların kurulması açısından önemli fırsatlar sunmaktadır.